GEL EY KARDEŞ SEN DE GAFLETTEN UYAN

2012-12-05 16:52:00
GEL EY KARDEŞ SEN DE GAFLETTEN UYAN |  görsel 1

   Hûû...      Evet sevgili kardeşlerim,çok uzun bir aradan sonra tekrar bir araya geldik,cem olduk. Bizleri bir araya getiren Yüce Allâh'a sonsuz şükür hamd'ü senâlar olsun Amin.Sizlerinde mâlumunuz üzere en son sohbetimizden bu güne üç ay kadar bir zaman geçti beraber olmayalı.Bu zaman zarfında bazı önemli işlerimiz olduğundan sohbetlerimize bu kadar uzun bir ara vermek zorunda kaldım.Dünya işleri.Yapmadan olmuyor.Kusurumuza bakmayın artık.Bu sohbetimizde Hasan Fehmi Tezdoğan Efendi hazretlerinin Gel Ey Kardeş Sen de Gafletten Uyan adlı ilâhisini zevk etmeğe çalışacağız inşallah. Allâh muvaffak eylesin,bizden anlatan Hakk olsun inşallah Amin.İsterseniz evvelâ bu güzel ilâhimizi okuyun sonra zevk vermeğe çalışalım inşallah.      GEL EY KARDEŞ SEN DE GAFLETTEN UYAN      Gel ey kardeş sen de gafletten uyan,    Mü'min olan durmaz zından içinde.      Yakıp varlık dağın şöyle merd ol kim,    Gerdânı kan eyle irfan içinde.      Benlik ile Hakk'a tuğyan eyleme,    "Lâ tüşrikû"dedi Kûr'ân içinde.      Mevlâyı ararsan zahirde ara,    Göresin Ankâ'yı ol Kaf içinde.      Balıklar ummanı arayıp gider,    Nice görsün kendin umman içinde.      Hakikat güneşi doğmuş üstüne,    Nice görsün Şems'i,Sehâb içinde.      Gel ey "Fehmi"sen de Hakk'ı fehmeyle,    Gör ne cevherler var vicdân içinde.     ... Devamı

ENE-L HAK.

2011-06-29 00:42:00

ENE-L HAK. Hallacı Mansurhazretleri,bu talhsiz sözü etmişmidir? Yoksa Hallacı Mansur hazretlerinin dilinden Ene-l Hak sözünü diyen,Hakk'ın kendisimidir? Kimilerine göre bu sözü Hallacı Mansur hazretleri söylemiştir ve canından olmuştur. Halbuki, Ene-l Hak sözünü eden Hallacı Mansur hazretleri,bu sözü ettiğinde ve tövbeye çağrıldığında,bu sözü kim söylediyse o2nu bulup,o'ndan tövbe ettirin deyince,zamanın halifesi olan Cüneyd-i Bağdadi hazretleri,Hallacı Mansur hazretlerinin katlinin vacip olduğu fetvasını verip Hallacı Mansur hazretlerini katlettirmiştir. Oysaki,Hallacı Mansur hazretleri,bu sözü sekir halindeyken,vecd halindeyken söylemiştir derler."Ene-l Hak" İlmi Tevhit'de bir makamdır. Bu makam "Ene-l Hak" makamıdır. Bu makamın bir adı makam-ı İsa, bir adı makam-ı Ali,bir adı makam-ı kabir,bir adı makam-ı vahdet,bir adı makam-ı akşam namazıdır. Genel adı da,Makam-ı Cem'dir. Makam-ı Cem'de olan saliklerin bir çokları bu makamın cilvelerine düçar olmuşlardır. Çünkü bu makam da Allahü Teala;ben Hakk'ım nidasını savurur bu makam sahiplerinin dilinden. Bu makam Allah'lık makamı olduğundan,makam sahibi kişi/kişiler,kulluk makamı olan Hazretü-l Cem makamına geçemedikleri için,bu makamın cezbesinde kalırlar çok zaman. Bakınız sevgili kardeşlerim,Allah dostlarından bir dost olan Melâmî erenlerinden Hasan Fehmi Tezdoğan Efendi hazretleri;bu makamın halini bir beyitinde şöyle dile getirmiştir. Akşam namazını imamla kılan, Onlardır Allah'ı hem zahir gören, Hak söyler Ene-l Hak kulun dilinden, Yalvar kul Allah'a seher vaktinde, Yalvar kul Mevla'ya bahar vaktinde. Makam-ı Cem sahibi olan İhvanlarımız,makamın hali gereği,her nereye bakarlarsa baksınlar H... Devamı

ŞİRK EHLİ NECİSTİR

2011-06-29 00:35:00

ŞİRK EHLİ NECİSTİR Değerli kardeşlerim. Allahü Teala (c.c.) hazretleri,yüce kitabı Kur'an'ı Kerim'inde şirk koşanların tümünü Necis (Pislik) olarak nitelendiriyor ve Tevbe suresi 28.ci Ayetinde şöyle buyuruyor! Tevbe 28: Ey iman edenler! Müşrikler,ancak bir pisliktirler;atık bu yıllardan (hicetin dokuzuncu yılından) sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar.Eğer fakirlikten korkarsanız.Allah sizi fazlından zenginleştirecektir inşallah. Gerçekten Allah Alimdir,Hâkim'dir. Demek ki, Allah necis olarak nitelediği kişilerin özelliklerini biz kullarına yansıtmıştır. Peki; kimdir Allah'ın necis olarak nitelediği müşrikler? Ne yapmışlardır ki Allah bunlara Şirk ehli Müşrik demiştir?. Bunu anlamak için evvela,şirk'in ne olduğunu bilmemiz ve ondan kaçınmamız gerekli olsun?. ŞİRK: Sözlük anlamı,Allah'a ortak koşmaktır. Yani, Allah'ın yanına yöresine,etrafına yedek ilahlar koymaktır. Allah'ın yanına koyduğumuz şefaatçiler,yedek ilahlar nelerdir,ya da kimlerdir?. Geçmişte,insanların elleriyle yaptıkları taştan,topraktan,tahtadan,hamurdan vs. Yaptıkları putlarmıdır Allah'ın yanında şefaatçi olacak olan ilahlar?.Evet,bir zamanlar bunlardı o dönemin putları.Ama biz zamanımızdaki yedek ilahların neler ve kimler olduğuna bakalım.Bir kaç örnekle günümüzün putlarını,yedek ilahlarını bir görelim nelermiş. Bu gün hem Allah'a inandığımızı ve o'ndan başka ilah olmadığını söylediğimiz halde, yine de Allah'ın yanına yöresine,yedek ilahlar koyduğumuzun farkındamıyız acaba? Ya da kaçımız bunun farkındayız,hiç düşündük mü? Hz.Resulullah;sallallahü aleyhi vesellem efendimizin hadisinde söylediği gibi.Allah'a yemin ederim ki ümmetim,bundan böyle bilerek,isteyerek Allah'a şirk koşmayacakl... Devamı

LA İLAHE İLLALLAH DİYEN

2011-01-16 14:57:00

LA İLAHE İLLALLAH DİYEN    Değerli kardeşlerim.Hazrti Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem efendimiz "Lailaheillallah" diyen herkes cennete girecektir diyor. Madem ki her "Lailaheillallah" diyen cennete girecekse, o vakit hiç bir ibadet'e gerek yok mu diyelim?! Adam ya da Kadın;her türlü fitne-fesat yapsın,İçki,kumar,fuhuş,hırsızlık,cinayet,kapkaç,gasp,darp vs.Kötü işleri işlesin,öleceğine yakın "Lalaheillallah" deyip kurtulsun ve cennet'e girsin! Allah'ın adaleti bu mu?! Ya da bu hadisi bizler yanlış anlayıp,yanlış mı yorumluyoruz yoksa?.O zaman tek yapmamız gereken şey."Lailaheillallah"lafzının ne demek istediğini anlamak ve yaşamaktır. Ne demek "Lailaheillallah",nasıl anlayalım bu mübarek lafzı? Evvela bu mübarek lafzın manasını bilelim.   Lailaheillallah:Allah'tan başka İlah yoktur demektir.Zahiri anlamı ile Allah'tan başka ilah olmadığını dil ile söylediğimiz halde,yine de bilerek bilmeyerek kendimizi ilahlaştırdığımızın farkındamıyız,hiç düşündük mü? Aslında "Lailaheillallah" lafzının manasını bilmeden söylemek KÜFÜR'dür!. Neden küfürdür diyorum?!.Çünkü Allahü Teala (c.c.) cümle işlerin fail'i,yani işleyeni olduğu halde,bizler ne diyoruz?! Allah bana kudret verdi ve ben,iyi kötü bir çok işler yapıyorum! Bu düşünce külliyen yalandır.Çünkü Allahü Teala:48 Fetih suresi'nin 10.cu Ayetinde şöyle buyuruyor.   48 Fetih 10: Sana biat edenler ancak Allah'a biat etmiş olurlar. ALLAH'ın ELİ ONLARIN ELLERİNİN ÜZERİNDEDİR... Allahü Teala (c.c.) hazretleri,yine başka bir ayetinde 8 Enfal suresi 17.ci ayetinde şöyle buyuruyor.   8 Enfal 17: Resulüm (savaşta) onları siz öldürmediniz,faka... Devamı

ZİKİRLER VE NURİ ZİKRULLAH

2011-01-16 14:46:00

ZİKİRLER VE NURİ ZİKRULLAH      Bilindiği üzere zikir, Allah'ı anmak demektir. Acaba biz insanlar Allah'ın güzel isimlerini anmakla,çokça tekrar etmekle, Allah'ı mı zikretmiş olduk,yoksa isimlerini mi? Tabiiki aklını kullanan insanlar hemen, Allah'ın güzel isimlerini andığını söyler. Allah'ın güzel isimlerini anmakla Allah'ı anmış olmayız. Allah'ı gerçek manada zikretmek, Nuri zikrullah ile olur. Allah dostlarından Hasan fehmi Tezdoğan Efendi hazretleri şöyle diyor.   Zikrin olsun zikrullah, Fikrin olsun fikrullah, Hubbun olsun hubbullah, Hiç kalmasın gayrullah.    Hasan Fehmi Tezdoğan Efendi hazretleri bizlere,Nuri zikrullahı bu beyitinde işaret etmektedir. Zkirlerimiz,Nuri zikrullah olacak ki;Allah'ı hakiki manada zikretmiş olalım. Peki nedir Nuri zikrullah. Nasıl bulalım da Nuri zikrullahı zikredelim? Nuri Zikrullah kelamsızdır.Yani bî hurf olan zikirdir. Bu zikirde Yüce Allah'ın doksan dokuz ismini söylemek yok. Nuri Zikrullah,kalp ile yapılan bir zikir türüdür. Nuri zikrullahı yazılı kitaptan alamazsın,arasan da bulamazsın.Onu canı olmayan,ölü kitaptan değil,ancak ve ancak kitab-ı natık'tan yani canlı kitaptan alabilirsin.  Canlı kitap'ta bir Mürşid-i Kâmil'dir. Bakınız canlar,yine Allah dostlarından bir zat olan Zeynep Arıcan hanımefendi hazretleri bir beyitinde ne diyor!.   Zikreden benim derdim, Dedikçe arttı derdim, Ne zaman canım verdim, Ayan oldu zikrullah, Lâ ilâhe illallah.   Bu Allah dostu hanımefendi Zeynep Arıcan hazretleri. Nuri zikrullahı yapmak için canından geçip ölmekle olacağını dile getiriyor. İnsan öldüğü zaman zikredebilirmiş ki,Nuri zikrullah Ayan olsun. Zikir Allah'a açılan kapıdır demiştik. Allah;Nuri zikrullah ile kuluna görü... Devamı

VAHDETİ VÜCUDA DAİR

2011-01-16 14:41:00

VAHDETİ VÜCUDA DAİR        Değerli kardeşlerim;bu gün vahdeti vücudu ve vahdeti vücud öğretisine dai,Kur'an'da Ayetler varmıdır? Bu gün bunu konuşacağız.Bazı akıl fukarası kimseler vahdeti vücudu,sadece bir tasavvuf terimi olarak görmekte ve vahdeti vücuda dair Ayetlerin olmadığını inkar ederek akılları sıra,vahdeti vücudun uydurulmuş bir ilim olduğunu zannediyorlar. Neden böyle yapıyorlar acaba? Cevap çok basit ve öz! Vahdeti vücut öğretisinde,insanları Allah ile aldatıp çıkar sağlamak yoktur. Bu öğretide tek varlık olan Yüce Allah'dan başka varlıkların yani,çıkar taifesi'nin ekmekleri ellerinden gidecek korkusu olduğu için,Allah ile aldatan zümrelerin bu ilme çamur atmaları sırf bu yüzdendir. Tahammülsüzlükleri ise had safhadadır.    Nedense bazı akıl fukaraları,Allah'ın Ayetleriyle ispatı ortada olan vahdeti vücud öğretisini inkar etmektedirler ve bu ilmi okuyan insanları da açıkça sapık ilan etmektedirler. Ama,ne yaparlarsa yapsınlar Güneş'i balçıkla sıvayamazlar. Aslına bakarsanız,vahdeti vücud öğretisi Allah'ın Kehf Suresi'nin 65.ci Ayetinde bildirdiği "İlm-i Ledünni'dir."Bakın dervişler,Ayet aynen şöyle buyuruyor.Anlayana!.      18 Kehf 65: "fevecedâ abden min ibâdinâ âteynâhü rahmeten min indinâ ve allemnâhü min ledünnâ ilmâ" ( Orada ) kullarımızdan bir kul buldular ki,biz ona katımızdan bir rahmet vermiştik ve ona katımızdan bir ilim öğretmiştik. Bakın kardeşlerim.Bu ayet vahdeti vücudu işaret ediyor demiyorum! Vahdeti vücut öğretisi'nin özü bu ayettir diyorum! Aslında vahdeti vücudu inkâr etmek,Yüce Yaradan'ın her şeye Kadir... Devamı

ZAT MAKAMINA DERLER LÂHUT

2010-06-11 22:07:00

ZAT MAKAMINA DERLER LÂHUT   Zat makamına derler lâhut, sıla-ı rahîm anı tut Zata varan ârifler, hep mücahid şehid olurlar Feyz-i akdesten şiarı, ölmezden evvel ölürler Yıkılır dünyası, ahireti, varlığından soyunurlar   Zuhur eder zatından sıfatlarına, feyz-i akdes olur Esmasıyla kapsar, sıfatlarıyla süsler, ef’aliyle işler Asarından görünür, fenâ beka olanlar bu sırrı bilir Allah târife sığmaz, ama buna elfazın aklı ermez   Arifler her türlü konuşurlar, makamda buluşurlar Gönlündeki mihmanla an be an görüşürler Sekâni şaraptan içip, mest-i müdâm olurlar Kurb-u ferâizdir cem, Hakk olur cümle âlem   Ruh-ül Kudüs demidir, İsa ruh hemdemidir Kurb-u ferâiz derler, şêhidallah şanıdır Hakk cemâlini görüp, Mansur olmak çağıdır Hakk vücudunu giyip, tâdatsızlık anıdır   Davud kurb-u nevafil olup, halk zahir mealidir Lâ yezalil abd olup, Hakk batın şiarıdır Kâba kavseyne varıp, nübüvvet kararıdır Her fiilde fail olup, kul olmak iftiharıdır.       Devamı

YÜZ YİRMİ DÖRT BİN PEYGAMBER

2010-06-11 21:57:00

YÜZ YİRMİ DÖRT BİN PEYGAMBER   Yüz yirmi dört bin peygamber geldi, âlemde sırrı Hakk Kur'an'da yazılı olan yirmi sekizdir der, Kur'an'a bak Halil İbrahim'e denildi tevhid babası, ana bak olma ırak Halil-ur-Rahman Resul’ün dedesi sırat-ı müstakime bak   Halil-ur-Rahman dinine tevhid dini denildi berrak, berrak On altı buçuk sene ibadet etti Resul Hira’da hikmete bak Tefekkür etti Cebrail, ikra bismi ayetini getirdi mutlak Hani burda mektep medrese, delildir İsa, Musa yüzü ak   Cebrail Ahmed'e oku dedi, Rabbi’nin ismini, hikmete bak! Yirmi beş yaşında iken evlendi, Hatice Ana ile ol mübarek Hatice Ana kırk yaşına basmıştı kadem, ikrara bakarak Hz. Hatice’den Muhammed Mustafa'nın dört kızı oldu aşk   Davud üç tane de oğlu oldu; nur, nurullah elhakk elhakk Fatımat-üz Zehra ayet ile evlendi, Hazreti Ali ile elhakk Resulullah’ın sulbü, Hz. Fatma’dan devam eder ilâhî aşk Hüseyin'in soyuna seyyid, Hasan'ın soyuna şerif denildi.       Devamı

YÜRÜ YÜRÜ AŞKA ULAŞ

2010-06-11 21:57:00

YÜRÜ YÜRÜ AŞKA ULAŞ   Yürü yürü aşka ulaş, erenlere atma taş! Hasan Hüseyin'e kıyıp, Yezid gibi olma kalleş İblis çok ibadet etti, ettikçe benliği arttı Aslını bilmeyen kişi, insan değil hayvan imiş   Ef’al dersini alan, aşka düşen, ol can içinde can imiş Zahidliğin fayda vermez, bu âlem kimseye kalmaz Hoca mısın, hacı mısın, hemen bir kâmile ulaş! Hidayet kapısı kâmildir, sofister insan-ı kâmile ulaş   Kimin aşkı var ise, o cahil değildir, anla kardeş Allah'ı seviyorum diyorsun, ama onu görmüyorsun Dünyada kör olan, ahirette de kör olacaktır, al maaş Elfaz bu sözler sana ilâçtır, şifalıdır, deme aş   Din Muhammed dinidir, o da ef’alden başlar İnneddiyne indallahil islâm; buna delildir ayyaş Allah'ı seviyorum diyorsan, sende var mı aşk? Allah'ı sevenlere aşk, elden ele, dilden dile verilir   Davud acaba Allah nasıl sevilir düşünen var mı? Ben görmediğim Allah'a ibadet etmem diyor Hz. Ali Zahid sofister, senin yetmiş yıllık ibadetini almaz Yarım arpaya, bil ki ilâhî âşık olan merdaneler.     Devamı

YOK ET BENİM VARLIĞIMI

2010-06-11 21:55:00

YOK ET BENİM VARLIĞIMI   Yok et benim varlığımı, gider gönül darlığımı Kıyametim kopar benim, mahvet ağyarlığımı Hayrete düşür beni, yok eyle varlığımı Allah Allah ya Hu'dan bildir Hu esrarını   Güneş doğdur içimden, zatının envarından Enfime doldur buyunu yedi kudretinden Lâhutunda erit beni, irfaniyet ceminde Miraç ettir katında, esra-i ayetinden   Rahmet et taknetüden canan, pin pak olayım Hazretine yönelen bir garibim, an ile an olayım Leyli neharımı bitir, kalmasın sağım solum Karabet zevkini sundur, merdaneden doğayım   Gönlümün nazeninde demlerini süreyim Gel gönlümde mihmanım ol, kurbanın olayım Al beni sinene sultanım, hayranın olayım Secdegâhım ol benim, tadili erkân olayım   Kaldır gözümden perdeler, bir kez yüzün göreyim Göstermeden cemâlini, alma benim canımı! Verme ömrümü zayiye, kulun kölen olayım Aldır gönülden abdest, salât-ı dâim kılayım   Davud'a eyle cefâlar, bu fani âlemde kimde vefa var! Eşeddül belâdan, yağdır başıma eşeddül belâlar Göster leâl yüzünü göreyim, bana o derman yeter Gel gönlümde mihmanım ol, bana o ferman yeter      ... Devamı

YİNE GELDİ VAHDET ELLERİNİN KOKUSU

2010-06-11 21:54:00

YİNE GELDİ VAHDET ELLERİNİN KOKUSU   Yine geldi vahdet ellerinin kokusu vahdeti şuhud ile Kesildi yollarım ehadiyet-ül cem ile, ey eşeddül belâ Nerde kaldın sen, şimdi artık limen dahi kalmadı Ne gelen, var ne giden, ne söz var, ne de beden   Öyleyse ya nedir bu vücud, söylesene bana ey merdan? Yetmiş bin perdenin arkasında gizlenmiş genc-i pinhan Kime sorsan haber alamazsın, o diyarda konuşmaz lisan Kalmamış gücü, her pencereden girmiş hakikat güneşi   Cihana can veren, bütün renkler kokular salan, insan Şekline girmiş rahman, cemâl celâl birleşmiş kâmilde. Arıyorsan Muhammed’i, seviyorsan, can Ahmed’i Dört çar-ı yâri, Allah resulüdür hakikatin esrarı.   Vel’asr-ının sırrı, anın canı olan piri fanidir bugün Davud Bu kadar kitap, bu kadar cami, minare, hep onu tarif eder Ezanlar okunuyor, selâlar veriliyor, hep pîre davet ediyor Yazık işitmiyorsun okuduğun, dinlediğin, ezanın mânâsını       Devamı

YİNE ESRÜDÜ GÖNLÜM

2010-06-11 21:53:00

YİNE ESRÜDÜ GÖNLÜM   Yine esrüdü gönlüm Ötüyor can bülbülüm Bütün yollar tükendi Sırat-ı müstakim hâlim   Coştum deryalar gibi Kor oldu aşkım yine Çağladım sular gibi Kükredim gökler gibi   Savruldum rüzgâr gibi Davud vel’asr-ıdır sırrım Merdan ile tamamım Vahdet ile ayarım.       Devamı

YİNE ESRÜDÜ AŞKIM

2010-06-11 21:52:00

YİNE ESRÜDÜ AŞKIM   Yine esrüdü aşkım ”Enel Hakk”tır firaşım Lâhuttandır çağdaşım Feyz-i akdes güneşim   Eşeddül belâsına Giriftâr oldu başım Allah dedikçe yandım Alevlendi ateşim   Derunumdan yanmışım Âhuzar oldu işim Dağıldı eski dostlar Dahi kavim, kardeşim   Fâni âlem dünyada Yalnız garib kalmışım Duymadılar sesimi Feryat figan olmuşum   Bana zulmedenlere Hakkım helâl etmişim Âdildir ol padişah, Ana teslim olmuşum.   Bağrıma taşlar basıp Rabb’ime sığınmışım Hakk sözüne ram olup Anda huzur bulmuşum   Davud ben tılsım âzamım Müşküller hallederim Gel seni aparayım Allah aşkına dostum       Devamı

YİNE DERÛNUMDAN

2010-06-11 21:52:00

YİNE DERÛNUMDAN   Yine derûnumdan esrüdü derdim Yandım aşk elinden, arttı feryadım Esirin olayım canan kapında senin Demlerin sür canım, her bir hücremde   Bütün nasiyeler Allah senin elinde Ne dilersen olur garib sinemde Olan olmuş dostum levh-i kalemde Kalem yazdı kurudu ümmül kitapta   Davud dürrü yekten bilindi belâ Sarf oldu enbiya ün oldu belâ Beli diyenlere denir hep, ne âlâ! Secdeye varana bulunur çare.     Devamı

YİNE COŞTU DELİ GÖNÜL

2010-06-11 21:49:00

YİNE COŞTU DELİ GÖNÜL   Yine coştu deli gönül eğlenmiyor Dinlemiyor nedendir, ah nedendir! Nerde güzel görsen kalmak istersin Ben senin derdini çekemem gönül!   Feleğin yayı ağırdır, döndüremezsin Aşkın belâsını hiç çekemezsin Bu nurun şem’ini sen yakamazsın Ben senin derdini çekemem gönül!   Yüce yüce yerlere çıkmak istersin Bütün güzellere konmak dilersin Hepsini birden almaktır niyetin Ben senin derdini çekemem gönül!   Ankâ kuşu dersin şanın çok yüce Binasını kurmuş kühü tacında Yumurtasın yapmış hû’nün içinde Ben senin derdini çekemem gönül!   Miracını yapmış belâ içinde Civcivin çıkarmış anın içinde Hakk benim içimde mihmandır dersin Ben senin derdini çekemem gönül!..   Cemâl celâl bende, kemâlim dersin Mis gibi kokuyor ahvâlin yasin Enfime doluyor buyun edasın Ben senin derdini çekemem gönül!   Dolaşırsın bir solukta âlemi, Benim elimdedir kudret kalemi İhata etmişsin bütün âlemi, Ben senin derdini çekemem gönül!   Sırrını vermezsin hiçbir kimseye Azametin yavuz, acaba niye? Fenâ beka aslın ehadi seyran Ben senin derdini çekemem gönül!   Davud olmuş ismin ilm-i ezelden Kararın çekilmiş; Melâmî merdan Belâlar yağıyor başa her yerden Ben senin derdini çekemem gönül!     ... Devamı